ağzına kadar dolu

adj. brimful, chock a block, flush, full to overflowing
* * *
1. brimful 2. brimfull

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • tıklım tıklım — sf. 1) Çok kalabalık, ağzına kadar dolu Mal müdürlüğünün küçük ama tıklım tıklım dolu salonunda çıt çıkmıyordu. T. Buğra 2) zf. Boş yer kalmayacak biçimde Alt katlar tıklım tıklım eşyalarla dolu mağazalardan ibaretti. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • serşâr — (F.) [ رﺎﺵﺮﺱ ] dolu, ağzına kadar dolu …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • MALAMAL — Çok dolu, lebâleb, ağzına kadar dolu …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • SERŞAR — f. Ağzına kadar dolu. Dökülecek derecede dolu. * İleri giden, sınırı aşan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • silme — is. 1) Silmek işi 2) zf. Ağzına kadar dolu, sıvama, lebalep O çağlarda saraylar, konaklar, yalılar silme cariyedir. S. Birsel 3) zf. Baştan aşağı, tam olarak, tamamen 4) mim. Duvar, tavan vb. yerlerde yapılan kabartma kenar Birleşik Sözler silme… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lebâleb — (F.) [ ﺐﻝﺎﺒﻝ ] ağzına kadar dolu …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • HINCAHINÇ — Ağzına kadar ve tıka basa dolu. Dopdolu. (Bu tabir bir yer veya taşıt için kullanılır …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ağız — 1. is. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü 2. is., ğzı, anat. 1) Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk 2) Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü Küçük bir ağız. 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hıncahınç — sf., cı 1) Dopdolu 2) zf. Ağzına kadar, tıka basa dolu olarak Kaldıkları otelin karşısındaki kahve her gece hıncahınç dolu. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lebalep — zf., esk., Far. lebāleb Ağzına kadar, silme Kahve lebalep dolu, tavan ve duvarlar donanmış. Y. K. Beyatlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.